Category: Süper Lig

  • Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım

    Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım

    1952 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde dünyaya gelmiş olan Aziz Yıldırım, ilkokul ve lise eğitimini Düzce’de tamamlamıştır. Eğitimini devam ettirdiği Düzce’de sportif alanda da etkin bir şekilde çalışmalarını gerçekleştirip bir kariyere başlayan Yıldırım, ilk olarak Hamidiyespor Kulübünde amatör futbol oynamıştır.

    Üniversite eğitimi almak amacıyla Ankara’ya gitmiş, Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisindeki eğitiminin sonucunda inşaat mühendisi olarak bölümünü tamamlamıştır. Eğitiminin hemen sonrasında Maktaş Mühendislik firmasını kurmuş olan Aziz Yıldırım, savunma sektöründe altyapı ve üstyapı müteahhitlik hizmetleri de vermiştir.

    Yöneticilikten Başkanlığa Doğru Uzanan Yol

    Fenerbahçe Spor Kulübü’nde ilk olarak 1990 yılında görev alan Aziz Yıldırım, Metin Aşık’ın başkan olduğu süreçte yönetici olarak görevine başlamıştır. Fenerbahçe için ilk yapmış olduğu icraat Tanju Çolak’ı Galatasaray’dan transfer ederek takıma transferini gerçekleştirmek olan Yıldırım, 1998 yılına kadar kulüp içerisinde bulunan görevine yönetici olarak devam etmiştir. 1998 yılında hedefleri arasında yer alan Fenerbahçe Kulübü başkanlığı için adaylığını ortaya koymuş, Vefa Küçük’ten 1 adet oy fazlası ile kulübün yeni başkanı seçilmiştir.

    15 Şubat 1998 yılından itibaren yapılan seçimlerle 12 kez Fenerbahçe Kulübü Başkanı seçilmiş olan Aziz Yıldırım, kulüp tarihinde en uzun süre başkanlık yapan kişi olarak ismini yazdırmıştır.

    Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Başkanlığını yaptığı 18 yıllık süreçte 6 kez lig şampiyonluğu ve 7 kez lig ikinciliği elde etmiştir. Futbol Kulübünün tarihinde ilk defa UEFA Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final ve UEFA Avrupa Ligi Yarı Final başarısını elde etmesi de yine Aziz Yıldırım’ın başkanlık döneminde gerçekleşmiş olan olaylardandır.

    Kulübün futboldaki ilerleyişini diğer branşlara da yansıtmak isteyen Yıldırım, kulübün basketbol ve voleybol tarihinde en başarılı dönemlerini yaşamasına da imkan tanımıştır. 2010-11 sezonunda futbol, erkek basketbol, kadın basketbol, erkek voleybol, kadın voleybol gibi branşlar şampiyonluklar elde ederek etkinlik göstermiş olduğu bu branşlarının 5’inde de büyük başarı sağlamıştır.

    Sportif gelişmelerin dışında katkılarda bulunan Yıldırım, Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nu tekrar revize ederek stadyumun kapasitesini 52 bine çıkarmıştır. Bunlar dışında basketbol takımı için de Ülker Sports Arena‘yı yapmış ve Düzce’de kamp tesisi olarak yapılmış olan Topuk Yaylası’nın kulübe tahsis edilmesini sağlamıştır. Tüm bunlara ek olarak Faruk Ilgaz tesislerini de yenilemiştir.

    3 Temmuz Olayları ve Aziz Yıldırım

    Aziz Yıldırım, 3 Temmuz Olayları kapsamında 3 Temmuz 2011 tarihinde şike yapma ve ekonomik çıkar doğrultusunda faaliyet gösterme, suç örgütü kurma ve yönetme nedeniyle gözaltına alınmıştır. Tutuklama talebi ile mahkemeye sevki gerçekleştirilen Yıldırım, mahkeme kararınca tutuklanmış ve Metris cezaevinde yaklaşık 1 sene boyunca tutuklu kalmıştır.

    Süper Lig’de oynanmış olan 13 maçın adına yargılanan Yıldırım, bu 13 maçın 6 tanesinden beraat etmiştir. Ancak geriye kalan 7 maçın 4’nde şike yapmaktan ve 3 maçta da teşvik primi verme suçlarından cezaya almıştır. Mahkeme tarafından 1 milyon 312 bin TL para cezası ve 6 yıl 3 ay hapis cezası kararı verilen Aziz Yıldırım, 9 Ekim 2015 tarihinde çıkmış olduğu 6.duruşmada ise serbest bırakılmıştır.

  • Tarihe Geçmiş Türk Hakemleri

    Tarihe Geçmiş Türk Hakemleri

    Futbol; eğlenceli olduğu kadar tartışmaların ve hatta kavgaların da yer aldığı bir spor kategorisidir. Taraftarlar; takımlarının almış olduğu sonuçlardan memnun olmadıkları zamanlarda tahmin edebileceğiniz gibi hakemleri suçlarlar. Hakemlerin her zaman günah keçisi olduklarını ifade edebiliriz.

    Ancak, yine de Türk futbol hakemleri arasında birbirinden başarılı isimlere rastlayabilirsiniz. Gelin, tarihe geçmiş Türk hakemlerine bir göz atalım!

    Cüneyt Çakır Türk Hakemlik Tarihinin En Başarılı İsimleri Arasında Bulunuyor

    Cüneyt Çakır; yalnızca yerel seviyede değil uluslararası arenada da ülkemizi başarıyla temsil ediyor. Ancak, onun da eleştirilerden nasibini her zaman aldığını ifade edebiliriz. Cüneyt Çakır; geçtiğimiz günlerde hakemliği bıraktı. Bundan sonraki dönemde hakemlerin eğitiminde görev alacağını ifade etti. Hatta, hedefinin yeni Cüneyt Çakırlar yetiştirmek olduğunu sözlerine ekledi.

    Cüneyt Çakır; arkasında son derece başarılı bir kariyer bırakarak hakemlik kariyerini sonlandırdı. Her şeyden önce, 2014 – 2015 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona ile Juventus arasında oynanan final maçını yöneterek tarihe geçtiğini ifade edebiliriz. Bu başarıyı elde eden ilk Türk hakemi oldu. Bunun yanı sıra, üç farklı Avrupa Şampiyonası’nda düdük çalmayı başardı. İki Dünya Kupası organizasyonunda yer alarak ne kadar üst seviye bir hakem olduğunu belli etti.

    Cüneyt Çakır’ın başarıları bunlarla sınırlı değil! UEFA Şampiyonlar Ligi’nde hem final hem de yarı final maçında düdük çalan ilk Türk hakemi olmayı başardı. Bunun yanı sıra, 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda da maç yöneterek tarihe geçti. Hatta, 44 yıllık aranın ardından olimpiyatlarda futbol kategorisinde yer almayı başaran ilk Türk hakemi oldu. Son olarak, Cüneyt Çakır’ın 2012 yılındaki FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası final maçında da düdük çaldığını ifade edebiliriz.

    Lale Orta Asla Unutulmayacak İsimlerden Birisi Oldu

    Türk hakemleri denildiği zaman akla genellikle erkek hakemler geliyor. Lale Orta; Türkiye’nin ilk kadın futbol hakemi olmayı başarmıştır. Hatta, Türkiye’nin ilk kadın futbol antrenörü olarak apayrı bir ilke imza atmıştır. Yirmi yılı aşkın süre erkek liglerinde hakemlik yaparak adından söz ettirmiştir. Buna ek olarak, 2000 yılında tamamlamış olduğu doktora tezi ile dikkat çekmiştir. Bu sayede, Türkiye’nin ilk kadın futbol doktoru olarak tanınmıştır.

    Serdar Tatlı Bir Döneme Damga Vurdu

    Başarılı hakem; Süper Lig’de dokuz sezon boyunca yüzü aşkın maçta görev almıştır. Serdar Tatlı, 2020 yılının Ağustos ayında MHK başkanlığına getirilmiştir. Ancak, güncel tarih itibariyle, görevine devam etmemektedir.